Ykleniyor...

 

 


  

Haberler
Gúldexun (30.12.2011 - 22:51)

Gúldexun

30 Aralık 2011

sediyani-20111230-0.jpg “Gúldexun”, dünyada sadece Kürdistan dağlarında açan bir çiçeğin ismidir.

 “Gúldexun” veya “Gúlnxwín” gibi isimleri var bu çiçeğin.

Anavatanı, Hakkari. Zağros Dağları.

Başta Hakkari (Çolamerg), Şemdinli (Şemzinan), Yüksekova (Gever), Çukurca (Çelê), Şırnak (Şehr-i Nûh), Uludere (Qilaban), Güçlükonak (Basa), Cizre (Cezire Botan), Beytuşşebap (Elk), Silopi (Gırigê Amo) ve İdil (Hezex) olmak üzere, Kürdistan’ın birçok bölgesinde yetişiyor bu güzel çiçek.

Adıyaman (Semsur)’dan tutun Erbil (Hewlêr)’e varıncaya kadar, Qamîşlo’dan tutun Senendec’e varıncaya kadar, Kürdistan ülkesinin her tarafında bu çiçeğe rastlamak mümkün.

Fakat Kürdistan dışında, dünyanın hiçbir yerinde yetişmiyor. Dünyada sadece Kürdistan topraklarında açıyor bu çiçek.

Çiçeğin tohumunu alıp başka yerlerde de yetiştirmek mümkün. Nitekim birçok farklı şehirde ve ülkede, pekçok caminin avlusunu süslüyor, ancak bunlar doğal olarak orada açmış değiller. İnsanlar tarafından tohumu ekilerek yetiştiriliyor.

Bu çiçeğin doğal olarak yetiştiği tek yer, Hakkari, Şırnak ve Van Gölü’nün güneyi.

 “Gúldexun”, Kürtçe’de “Kan ağlayan gül” demek.

Duruş ve şekil olarak, bildiğiniz güllere hiç benzemiyor. Çünkü dünyadaki tüm güller gülerler, fakat bu gül ağlıyor. Dünyadaki tüm güllerin yüzünde sevinç vardır, fakat bu gülün yüzünde hüzün.

Bu gülün özelliği; yukarıya değil aşağıya bakması, sürekli boynubükük durması. Bundan daha ilginci ise; eğik olan başının içinden su damlacıkları oluşması, gözlerinden yaşlar akması, gözyaşı dökmesi, ağlaması.

sediyani-20111230-1.jpgİşte bu ibretâmiz özelliğinden dolayı, yüzyıllar boyunca bilim adamlarından çok edebiyâtçıların, botanikçilerden çok şâirlerin ilgisini çekmiş olan bir bitki.

Sadece Zağros Değları’nın eteklerinde ve yaylalarında kendiliğinden yetişen bu çiçek, daha çok, rakımı 1400 m – 2500 m arası yüksek yerlerde açıyor. Her sapında genellikle 6 çiçek birden açıyor; 3 ile 8 arası çiçek aynı anda başını öne eğip toprağa bakarak ve birlikte ağlayarak, gözyaşı dökerek büyüyor.

Şekil olarak ne tam “gül”e ne de tam “lale”ye benziyor; ya da belki de ikisine birden benziyor. Bunun içindir ki kimi “gül”, kimi de “lale” olarak görmüştür bu çiçeği.

Nasıl ki Hollanda’nın sembolü lale, İran’ın sembolü gül, Meksika’nın sembolü kaktüs, İberya’nın sembolü nergis, Mağrîb’in sembolü yasemin ve Kafkasya’nın sembolü kardelen ise, Kürdistan ülkesinin sembolü de işte  “Gúldexun” isimli bu çiçektir.

 “Gúldexun”, çiçeğin Kürtçe orijinal ismi ve “Kan ağlayan gül” demek.

Çiçeğin Botanik’teki Latince bilimsel adı, “Fritillaria Kurdica”. Yani, “Kürt Çiçeği”.

 “Fritillaria Imperialis” olarak da geçiyor ismi.

İngilizce adı ise “Tulip Crying” bu çiçeğin. Yani, “Ağlayan Lale”.

sediyani-20111230-2.jpgİranlılar’ın dilindeki ismi ise, “Kerbelâ”.

Türkçe’de ise çiçeğin “Ters Lale” ve “Şemdinli Lalesi” gibi isimleri var.

Çiçeğin o kadar çok ismi var ki... O’nu gören, tanıyan herkes etkilendiği için, bu çiçeğin yüzündeki derin hüzün ve döktüğü gözyaşları her görenin yüreğine ateş düşürdüğü için, hemen her topluluk bir isim vermiş kendisine...

Bunların hepsi, sadece bu çiçeğe ait isimler:

 “Kan ağlayan gül”.

 “Kürt Çiçeği”.

 “Hakkari Lalesi”.

 “Ağlayan Lale”.

“Şemdinli Lalesi”.

 “Kejan Lalesi”.

 “Kerbelâ”.

 “Ters Lale”.

 “Yere Bakan Lale”.

 “Ağlayan Gelin”.

 “Yayla Kızı”.

 “Zağros’un Gelini”.

“Ağlayan Çiçek”.

 “Hüznün Çiçeği”.

“Prestika Karagöz Lalesi”.

Dünyada sadece Kürdistan topraklarında açıyor bu çiçek.    

Bu çiçeğin doğal olarak yetiştiği tek yer, Hakkari, Şırnak ve Van Gölü’nün güneyi.

* * *

sediyani-20111230-3.jpgBir ülkenin kaderini ve bir milletin yaşadığı trajediyi anlatan bundan daha muhteşem bir doğa olayı olabilir mi?

Bir tabiât hadisesi, bulunduğu toprakların yazgısını bu kadar net anlatabilir mi?

 “Gúldexun”, Kürtçe’de “Kan ağlayan gül” demek.

Duruş ve şekil olarak, bildiğiniz güllere hiç benzemiyor. Çünkü dünyadaki tüm güller gülerler, fakat bu gül ağlıyor.

Dünyadaki tüm güllerin yüzünde sevinç vardır, fakat bu gülün yüzünde hüzün.

Bu gülün özelliği; yukarıya değil aşağıya bakması, sürekli boynubükük durması.

Bundan daha ilginci ise; eğik olan başının içinden su damlacıkları oluşması, gözlerinden yaşlar akması, gözyaşı dökmesi, ağlaması.

Gúldexun, Zağros Dağları’nın yüksek tepelerinden ülkesi Kürdistan’a bakarken, büküyor boynunu. Tıpkı yetim bir kız çocuğu gibi.      

Gúldexun, Zağros Dağları’nın yalçın eteklerinden mazlum Kürdistan halkına, öldürülen, vâhşîce katledilen Kürt gençlerine, bombalanan Kürt köylülerine, ağıt yakan Kürt annelerine, karalar bağlayan Kürt gelinlerine, kendi dilleriyle eğitim – öğretim hakları bile olmayan, anadilleriyle okul bile görmeyen Kürt çocuklarına bakarken, kirpiklerinin arasında su damlacıkları oluşuyor.

Gözyaşı döküyor, ağlıyor Gúldexun.

Bu topraklarda doğan her çocuk bir Gúldexun olarak büyüyor çünkü. Boynubükük büyüyor, acı ve gözyaşı ile büyüyor.

Dünyadaki tüm güller gülerken, Gúldexun niçin ağlıyor?

Dünyadaki tüm güller başıdik bir şekilde, kendinden emin ve özgüven içinde yukarıya, masmavi gökyüzüne, umuda, masmavi geleceğe bakarken, Gúldexun niçin aşağıya bakıyor, niçin boynunu büküyor? Niçin utanıyor?

sediyani-20111230-4.jpgDünyadaki tüm güllerin yüzlerinde sevinç varken, Gúldexun’un yüzünde niçin hüzün var?

Niçin büküyor boynunu Gúldexun? Niçin gözyaşı döküyor?

 “Nehirler ülkesi” olan Kürdistan ülkesinin güzel topraklarında, künyesi bile “Behr’un- Nehreyn” (İki Nehir Denizi, Mezopotamya) olan bu güzel ülkede açtığı halde, yüzünde niçin hüzün var Gúldexun’un?

Zağros Dağları’nın yüksek tepelerinden aşağıya bakarken neler görüyor ki döküyor bu gözyaşlarını?

Onu utandıran nedir? Utanç duyduğu şey nedir bu nazlı çiçeğin?

Neden büküyor boynunu?

* * *

Çünkü baktığı yerden, saltanat hanedanı tarafından Çılsıtun’da vahşîce kılıçtan geçirilen ilim adamlarını, Türklük devleti ve Türklük ordusu tarafından Dersim’de kitleler halinde öldürülen bir halkı, Türklük devleti ve Türklük ordusu tarafından Koçgiri’de katliâma tabi tutulan insanları görüyor Gúldexun.

Çünkü baktığı yerden, 29 Aralık 2011’de, daha bundan bir gün önce, Türklük devleti ve Türklük ordusu tarafından Kürdistan ülkesinin Şehr-i Nûh vilayetine bağlı Qilaban ilçesinin Roboski köyünde, yaşları 15 – 19 arasında değişen 40 Kürt gencinin, 40 Kürt çocuğunun vahşîce, gaddarca katledilmesini, Türklük devleti ve Türklük ordusu tarafından Kürdistan köylülerinin üzerine bombalar yağdırılışını görüyor Gúldexun.

sediyani-20111230-5.jpgÇünkü baktığı yerden, yetiştiği toprakların, açtığı coğrafyanın isminin bile yasak olduğunu görüyor Gúldexun.

Çünkü baktığı yerden, sırf “Türkçe değil” diye 12 bin 211’i köy ismi olmak üzere 28 bin tane yerleşim biriminin isimlerinin zorla, zorbaca, Beyaz Adamca, İsrailce, siyonistçe değiştirildiğini, bu toprakların köylerinden şehirlerine, dağlarından ırmaklarına kadar herşeyine masa başında uyduruk Türkçe isimler verildiğini görüyor Gúldexun.

Çünkü baktığı yerden, bir milletin kimliğinin bile gaspedildiğini, varlığının ve kavmî kimliğinin bile inkâr edildiğini, dilinin dahi yasaklandığını görüyor Gúldexun.

Çünkü baktığı yerden, bölücü terör devletleri tarafından beş parçaya bölünmüş bir ülke görüyor Gúldexun.

Çünkü baktığı yerden, ayrılıkçı terör devletleri tarafından akrabayı akrabadan ayıran dikenlitellerin örüldüğü, ayrılıkçı terör devletleri tarafından halkının biribirinden kopartıldığı, ayrılıkçı terör devletleri tarafından arada “sınırlar” çizildiği bir coğrafya görüyor Gúldexun.

Gúldexun, Zağros Dağları’nın eteklerinden aşağıya bakarken, aynı dili konuşan, aynı kavme mensub, hepsi de aynı aileden olan bir millet görüyor; ama bu milletin evlâtları arasına “uluslararası sınır” dedikleri dikenliteller örüldüğünü, bunların biribiriyle pasaportsuz görüşme imkânı olmadığını, her bir parçanın farklı bir statü altında “alt kimlik” olarak yaşamak zorunda bırakıldığını görüyor Gúldexun.

Çünkü baktığı yerden, NATO’ya ve siyonist İsrail’e göbek bağıyla bağlı olanların, siyonist İsrail rejimiyle yüzbinlerce milyar Dolar’lık ticarî anlaşmalar yapanların, sadece 15 km ötedeki ama arada dikenliteller bulunan, sadece 15 km ötedeki şehirde yaşayan ve üstelik aynı dili konuşan, hatta akraba olan insanlarla ekmek parası için, çoluk çocuğun rızkı için mazot ticareti yapan köylülerin “kaçakçı” denilerek karalandığını görüyor Gúldexun.

sediyani-20111230-6.jpgÇünkü baktığı yerden, İsrail ordusu tarafından saldırıya uğrayan Mavi Marmara gemisi aktivistlerinin Be’er – Şeva kentinde atıldığı Ela Hapishanesi’ndeki koğuş ranzalarının ve masalarının üzerinde bile Türk imzası varken, Mavi Marmara gönüllülerinin atıldığı İsrail hapishanesinin duvarlarını, koğuşlarını ve ranzalarını bile Türklük devletine ait şirketler yapmışken, esir edilen Mavi Marmara gönüllülerine İsrail hapishanesinde içirilen sular ve yoğurtlar bile “Türk markası” iken, çay, sigara ve mazottan tutun onur ve haysiyetlerine kadar siyonist İsrail ile ticaret yaptıkları halde, nasıl olur da sadece 15 km ötedeki ama arada dikenliteller bulunan, sadece 15 km ötedeki şehirde yaşayan ve üstelik aynı dili konuşan, hatta akraba olan insanlarla mazot ticareti yapan bu köylülere hiç utanmadan, hâyâ duygusu taşımadan “kaçakçı” diyebildiklerini görüyor Gúldexun.

Bu ahlaksızlık ve onursuzluğu gördüğü için boynunu büküyor Gúldexun. Bunun için utanıyor.

Bunun için utanç duyuyor.

* * *

 “Gúldexun”, dünyada sadece Kürdistan dağlarında açan bir çiçeğin ismidir.

Anavatanı, Hakkari. Zağros Dağları.

Kürdistan dışında, dünyanın hiçbir yerinde yetişmiyor. Dünyada sadece Kürdistan topraklarında açıyor bu çiçek.

Bu çiçeğin doğal olarak yetiştiği tek yer, Hakkari, Şırnak ve Van Gölü’nün güneyi.

“Gúldexun”, Kürtçe’de “Kan ağlayan gül” demek.

Duruş ve şekil olarak, bildiğiniz güllere hiç benzemiyor. Çünkü dünyadaki tüm güller gülerler, fakat bu gül ağlıyor.

Dünyadaki tüm güllerin yüzünde sevinç vardır, fakat bu gülün yüzünde hüzün.

Bu gülün özelliği; yukarıya değil aşağıya bakması, sürekli boynubükük durması.

Bundan daha ilginci ise; eğik olan başının içinden su damlacıkları oluşması, gözlerinden yaşlar akması.

Gözyaşı dökmesi, ağlaması.

Kaynak : İbrahim Sediyan

Bu Habere Yaplan Yorumlar
Bu Habere Ait Kaytl Yorum Bulunamad.
Yorum Yapn
Misafir :
MP3 PLAYER
Srekli al
EMEK YAPI

 

DUYURULAR
EMİN TİCARET

 

Gncel Ekonomi Haberleri